Susma Hakkı Nedir? Hangi Durumlarda Kullanılabilir?

0
404

Hukukla olan ilişkilerimizde duyduğumuz, özellikle de yabancı filmlerden aşina olduğumuz susma hakkı nedir ve hangi şartlarda bu hakkı kullanabiliriz?

1.

 En kısa tanımıyla susma hakkı, bir suç isnadı altında olan şüphelinin, suçlama karşısında açıklamada bulunmaması, kendisine sorulan soruları yanıtlamaması ya da istediği soruları cevaplayıp istemediklerini cevaplamaması olarak tanımlanabilir. Susma hakkı noktasında başvurulabilecek uluslararası düzeyde bulunan ve ülkemizi de bağlayan düzenleme Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi içerisinde yer alır. Demokratikleşme ve insan hakları noktasında evrensel değer ve normları belirleyen en önemli uluslararası belgeler arasında kuşkusuz şekilde ilk sıralarda sayılan bu sözleşme ülkemiz tarafından da 15 Ağustos 2000 tarihinde imzalanmıştır.

2.

Yine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38 maddesinin 5. Fıkrasında da “Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz”  hükmü ile susma hakkına dair çerçeve hukuk sistemimiz açısından genel hatları ile belirlenmiştir. Ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun İfade ve Sorgu Usulü bölümünde yer alan 147. Maddesi 1- a bendinde “Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür”  hükmüne, aynı maddenin 1-e bendinde ise “Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler kapsamında hakkında bir suçlama yapılan kişi, bu suçlama konusunda açıklama yapmaya ya da kendisine sorulan soruları cevaplamaya zorlanamaz. Şüpheli bu noktada dilerse hiç açıklama yapmaz, dilerse de bazı soruları cevaplar bazı soruları cevapsız bırakır. 

3.

Ancak bu ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile koruma altına alınmış olan susma hakkı kati ve sınırsız olan bir hak değildir. Hakkında suç isnadı yapılan kişi, ileri sürülen suçlamaya dair açıklama yapmama ve sorulara cevap vermeme hakkına sahip olsa da kimlik bilgileri ile ilgili sorulan sorulara doğru bir şekilde cevap vermek ile yükümlüdür. 

4.

Susma hakkı ile yakından ilgili olan ve susma hakkının kullanılıp kullanılmayacağını belirleyen hususlardan biri olan  bir diğer hak ise, bir suç isnadı altında olan kişinin “ne ile suçlandığını bilme hakkı” olarak öne çıkar. Bu hak yönünden ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6 maddesi 3-a bendine göre bir suç ile itham edilen herkes ”Kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek hakkına sahiptir.” düzenlemesidir.

5.

Yine bu uluslararası belge ile uyumlu şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 147 maddesi 1-b bendinde de şüpheli kişiye dair ifade alma ve sorgulama işlemleri esnasında  “Kendisine yüklenen suç anlatılır” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeler kapsamında, hakkında suç isnadı olan ve bir suçlama ile karşı karşıya kalan kişinin suçlamaya dair maddi ve hukuki nitelikte ayrıntılı olarak bilgilendirilmesi gerekir.  Bu kapsamda kişinin üzerine atılı suçun neden ve niteliğini savunmasını yapabilecek ölçüde öğrenmesinin sağlanması yasal bir zorunluluktur. Bu şekilde ne ile suçlandığını detaylı şekilde öğrenen bir kişi dilerse yetkili makamlar önünde savunmada bulunabileceği gibi dilerse de susma hakkını kullanabilir. Kişi susma hakkı kapsamında hiçbir açıklama yapmayabileceği gibi isterse bazı soruları cevaplayıp bazı soruları da cevaplamayabilir. Yine kolluk güçleri önünde susma hakkını kullanan şüpheli dilerse savcılık ya da mahkeme önünde suçlamaya dair açıklama ve savunma yapma hakkını da kullanabilir. Elbette ki diğer tüm hukuki hakların kullanımı gibi susma hakkının kullanımı noktasında da bir avukattan hukuki yardım almanın çok faydalı olacağı da asla akıldan çıkarılmamalıdır.

Kaynak: 1

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz