Sıkıntıdan Patlamak Üzereyken İlaç Gibi Gelecek 7 Eğlenceli Aktivite


Sıkıntıdan patlamanıza son on saniye kaldığında, üzerinizde yapacağı doping etkisiyle sizi şaşkına çevirecek 7 eğlenceli aktivite!

Canınız sıkıldığında kös kös oturup canınızı daha da sıkmayın. Hayal gücünüzü kullanın, yaratıcı olun, harekete geçin. Tek başınızayken ya da arkadaşlarınızla beraberken, her an ve her yerde keyifli ve mutlu olmak için yapabileceğiniz zilyon tane şey var. İşte onlardan birkaçı, şimdi ve burada karşınızda.

1. Dizi-Film Kenarına Dublaj Çekilir, 5 Dakikada Teslim Edilir!

Sıkıntıdan duvarları kemirmeye meylettiğiniz dakikalarda, canınız en sevdiğiniz yabancı diziyi bile izlemek istemediğinde ne yapabilirsiniz? O yabancı diziyi, ya da en sevdiğiniz karakterlerle dolu bir filmi açarsınız; ama yok, izlemek için değil. Bu defa başka bir amaçla! Sahneleri sadece izleyip geçmek için değil, sahnelerin içine girmek için! Mel Gibson’ı, konuşmayı yeni öğrenen bir çocuk tiplemesiyle konuşturmak istemez misiniz? Ya da bakalım, Al Pacino’ya şamatacı komşu teyze dublajı yapmak karizmasını kaç şiddetinde sarsacak? Ne kadar absürt diyaloglar yaratabilir ve kendi yaptığınız dublajlara gülmekten kırılmadan kaç saniye dayanabilirsiniz? En sağlam etki için yanınıza en iyi dostunuzu alın ve her sahnede doğaçlama görev paylaşımı yaparak sırasıyla karakterleri seslendirin. Hiç ummayacağınız kadar eğlenecek ve repliklerinizi iyi uydurduğunuz takdirde senaryonun yeni gidişatıyla sağlam gırgır geçeceksiniz!

2. Stop Motion Benim Göbek Adım, Adamım!

Sıkıntıya birebir olan eğlencelik atıştırmalıklardan biri de, kafa dağıtmaya yardımcı, keyifli bir işle uğraşıyor olmaktır. İşte burada, bir telefon ya da video kamera eşliğinde aklımıza muazzam bir fikir geliyor; “stop motion” videolar! İnternette her türlüsünden acayip stop motion video fikirleri var. Bunlardan beğendiğiniz bir tanesini deneyebilir ya da hayal gücünüzün sınırsızlığında kısa bir gezintiye çıkarak kendinize müthiş fikirler bulabilir ve çekime başlayabilirsiniz. Ardı ardına çekeceğiniz birkaç fotoğraf ve onları basitçe montajlamak için ayıracağınız kısa bir zaman dilimi, hem sizi çok eğlendirecek hem de şaheserinizi ortaya koyduğunuzda mutluluktan uçup tavana yapışmanıza neden olacak. Belki çok dağınık olan odanızın kendi kendine toplandığı izlenimini veren harika bir video yaparsınız. Ya da sadece un, şeker ve yumurta görüntüsüyle başlayan bir sahnenin, misler gibi pişmiş bir tepsi kurabiyeye nasıl dönüştüğünü gösteren kıyak bir video hazırlarsınız. Hayal gücünüze bir selam çakın ve kamerayı elinize alın!

3. Gelsin Montajlar!

Yakınlarınızdan birinin doğum günü mü var? Eş, dost, akrabadan birinin kutlayacağı özel bir gün mü yaklaşmakta? O hâlde gelmiş geçmiş en değişik ve akılda kalıcı hediyeyi almalarına olanak tanımak için, bir koşu kalemle kağıt kapın ve yazmaya başlayın. Neyi mi? Elbette yazabileceğiniz en absürt, güldürü dolu ve deli dolu şarkı sözlerini. İster günümüz şarkılarıyla dalga geçin, isterseniz sıfırdan, uydurma dizeler döşeyin; biraz esprili biraz da yaratıcı sözler yazın. Devamında da en yakın dostunuz ya da iş bilir bir tanıdık yardımıyla, şarkınıza cuk diye oturacak bir klip çekmek için kolları sıvayın. Ortaya muzip ve çığır açacak bir eser koymakla kalmayacak; hem yaratıcılığınızı kullanarak eğlenmiş, hem de vereceğiniz kişi için mükemmel bir hediye hazırlamış olacaksınız. Değişik çekim yöntemleri ve montaj numaraları kullanarak video klibinize birkaç level birden atlatabilir ve yıllarca konuşulacak bir doğum günü armağanı yapabilirsiniz

4. Ay, Bu Resimlerle Oynamışlar!

Photoshop’ta biraz olsun iyiyseniz ya da bu alanda ufak ufak da olsa takılan bir arkadaşınız varsa, size kafadan bir eğlence daha çıktı demektir. Yakın arkadaş çevrenizden birkaç elemanı gözünüze kestirin ve birkaç ekleme-çıkarma, şöyle dudak uçuklatan cinsten kafa montajları ya da çılgın arkaplan değişikliği yoluyla, onların fotoğraflarını baştan yaratın! Saçma ama komik, baktıkça daha çok güldüren ya da güldürürken düşündüren (?) çok çeşitli montajlar yapabilir, capsler hazırlayabilir; bunları kurbanlarınızla paylaşarak eğlencenizi üçe beşe sekize katlayabilirsiniz. Hatta yakın arkadaşlarınızı bulunduğu bir konuşma grubunda bunları paylaşıp geyiğini yaparak ortamları şenlendirebilirsiniz. E çok alengirli montajlara girişmeyin yine de, kurbanlarınızın fair play oynacağının garantisi yok. Sonradan ensenizden şap diye yakalanıp hiç beklenmedik güreşlere tutulmayın, sağdan soldan kombo kroşe yemeyin aman.

5. Sayko!

Arkadaş ortamındayken oynanabilecek olan ve seçilen ebenin mimikleri ile efsanevi hâle gelebilecek bir oyundur “sayko”. Kalabalık bir grupla oynandığında hem çok eğlenceli olur hem de geyiği uzun süre (hatta yıllarca sürenine de tanık oldum) boyunca yapılır. Arkadaş grubu içerisinden oyunu bilmeyen biri ebe olarak seçilir, ardından ebe dışarı gönderilip bir oyun kuralı belirlenir. Sonra ebe çağırılır; artık geriye kalan tek şey, her oyuncuya çeşitli sorular sorarak ortada neler döndüğünü bulmasıdır. Örneğin, belirlediğiniz oyun kuralı “herkes bir sağındaki kişi olacak” şeklinde olsun. Ebe size “Saçının rengi ne?” gibi bir soru sorduğunda, sağ tarafınızdaki kişinin saç rengini söylemeniz, yani gelecek tüm sorular karşısında sağ tarafınızdaki kişiymiş gibi davranmanız gerekir. Sağınızdaki kişinin saçı kızılken, siz tutup da kahverengi cevabını verirseniz “sayko” olur. Yani, yanlış cevap verilen her seferinde “sayko” diyerek hep beraber ayağa kalkar ve yer değiştirirsiniz. İşte bu sayko anları ebenin ebeliğini, hayatı ve evreni sorguladığı o müthiş dakikalardır. Çıldıracak, deliye dönecek ve öfke kontrolünde pek iyi olmayan bir arkadaşımızsa kendisi, doğrudan üzerinize atlayacaktır. Çok ama çok eğleneceksiniz!

6. Mektubunuz var!

Tek başınızayken ve canınız sıkılıyorken, yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri de yazmak ve gönlünüzce yazmanın verdiği rahatlığın keyfine varmaktır. Kafanızı muhtelif gürültülerle doldurmadan, kendinizi dinleyerek eğlenmenize; keyifli vakit geçirmenize izin veren nadir eylemlerdendir. Elinize kağıdı kalemi alır, yer yer içinizi döke döke; yer yer hayallerinizi kağıt üzerinde ete kemiğe bürünmüş şekilde göre göre yazar durursunuz. Bunu yapmak için en güzel yollardan biri de, sanki yıllardır mektup yazdığınız pek mühim bir dostunuza yazıyormuşçasına, içinizi dilediğiniz gibi döküp, düşüncelerinizi ve düşlerinizi dile getirerek mektup yazmaktır. Anonim bir kimse ile dertleşmeye benzeyen bu eylem, can sıkıntınızı ve gerginliğinizi siz farkına bile varmadan çekip alır, demedi demeyin ama pamuk gibi olursunuz vallahi. Yazdıkça zihniniz berraklaşır ve bir yandan yaratıcılık ve hayal gücü yeteneğinizi konuştururken, bir yandan da alabildiğine keyifli zaman geçirmiş olursunuz. Hatta sonrasını düşünecek olursak, yıllar sonra denk gelip de okuduğunuzda hem dalga geçip hem gülebileceğiniz, hem de tatlı tatlı sırıtıp nostaljik bir rüzgârın galeyanına gelerek iç çeke çeke okuyacağınız satırlar bırakmış olursunuz geride. Eh, kaleminize sağlık o hâlde!

7. Tüm Aile Salon Mevkiine, Uygun Adım Marş!

Şüphesiz ki aile büyüklerinden, teknolojik aygıtların ve hatta evde gaz lambasından başka ışık kaynağının olmadığı zamanlara dair pek çok anı, hikâye ve öğüt içerikli sözler dinlemişizdir. Ama bunların ne kadarlık bir kısmını aklımızda tutar ya da bu anlatılanlara ne denli kıymet veririz? Tamam tamam, teknolojinin zararları adını alacak bir makalenin içeriğini okumuyoruz şu an. O yüzden, elinde ipadlerle gezen mini mini çocuklardan ve toplu buluşmalarda başını o koca telefonlarından kaldırmayan pek tatlı erişkin kardeşlerimizden bahsetmeyeceğimiz, söz. Ama her elektrik kesildiğinde ailenin tümü nasıl bir araya toplanıyor ve pek çok mumun ışığı altında eski günler ve güzel zamanlar nasıl yad ediliyorsa, bunun normal zamanlarda da yapılabileceğine inanıyoruz.

Elektronik aygıtlarla olan münasebetinizde vereceğiniz birkaç saatlik bir mola, size hakiki bir eğlencenin kapılarını aralayabilir. Tüm aileyi bir araya toplayın, patlattığınız mısırı ya da taze taze yaptığınız limonatayı, belki çayı ya da mis kokulu acı kahvelerinizi alın ve insanlar yıllar yıllar evvelinde nasıl vakit geçiriyorsa, o şekilde birlikte takılın. Televizyonun, içi oyun dolu telefonların, bilgisayarların olmadığı zamanlarda insanlar çeşitli oyunlar uydurup oynar; bildikleri ilginç hikâyelerden anlatır, fıkralar ve tekerlemeler havada uçuşurmuş ya hani. İşte tıpkı onlar gibi şimdi de siz gülün, eğlenin, eskiden beri oynana gelen aile oyunlarından oynayın; ilginç deyişler, tuhaf tekerlemeler ve güldüren hikâyeler duymaya hazır olun. Mükemmel bir aile akşamı geçirecek, güzel bir muhabbet ağı kuracak, kısacası hem eğlenceli hem de kaliteli zaman geçirmiş olacaksınız.

Bu Konu Hakkında Yorum Yapabilirsin


Like it? Share with your friends!

111
111 points

Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles