Roma’ya Kök Söktürüp Bağımsızlık İçin Toplu Ölümü Seçen İlkçağ Halkı; ‘Numantialılar’

0
1913

Romalılar büyük bir imparatorluk olmasına rağmen bu yenilmedikleri ve hiçbir savaşı kaybetmedikleri anlamına gelmez. Bir imparatorluk olarak tarih sahnesinde yer aldıkları zaman boyunca elbette bu kudretli imparatorlukta çeşitli yenilgileri tatmıştı. Bu yenilgilerine rağmen ayakta durmayı bildiler. Zaten imparatorlukların imparatorluk olması yenilmelerine rağmen ayakta durmayı becerebilmelerinden gelir.

Ne var ki; İ.Ö 2.yüzyılda aldıkları mağlubiyet onlar için bile yenilip yutulur şey değildi. Bunca galibiyetine ve boyunduruğu altına aldığı toplumlara rağmen, küçük ve çok da değeri olmayan toprakların sakinleri koskoca Roma imparatorluğuna kök söktürüyordu.

Numantialılar, ‘İberya’da (bugünkü İspanyol coğrafyası)  yaşayan ve ‘Keltçe’ konuşan dağ halklarındandı. Köylüler, Romalılara kafa tutuyor; Romalı askerler ne zaman topraklarını işgâl etmeye kalksa, askerleri, utanç dolu bir yenilgiyle geri püskürtüyorlardı. Roma İmparatorluğu için bu, büyük bir utançtı. Romalılar, tabii ki akıl almaz bir plân düşündüler. Roma İmparatorluğu’na ‘Kartaca’ zaferini hediye eden ünlü komutan ‘Scipio (Afrikalı)’, vatan sevgisi ve özgürlük sevdâsından başka hiçbir şeyi olmayan Numantialılara boyun eğdirmesi için görevlendirildi…

30 binin üzerinde Romalı asker Scipo’nun komutasında Numantiaların yaşadığı bölgeye vardı. Scipo bu adamları savaşarak yenemeyeceğini anlamıştı. Gerçekten de Numantialıların cesareti ve savaşçılığını da takdir etmişti.

TEK BİR ADAMINI BİLE KAYBETMEDEN SAVAŞI KAZANMAK.

Hemen durum değerlendirmesi yapan general adamlarını boşu boşuna telef etmenin ona zafer getirmeyeceğini kavradı ve başka bir taktik geliştirdi. Tek bir adamını bile kaybetmeden ve savaşmadan Numantialıları dize getirecekti.

Scipio dağ köyünün yollarını çevreledi ve Numantiaların dünya ile ilişkisini kesti. Açlık ve yokluk Numantianın işini bitirecekti ve nitekim de öyle oldu.

Aradan geçen bir sene sonunda savaşla dize getirilemeyen Numantialılar, açlık ve yoklukla mağlup edilmişlerdi. Her şeyin bittiğinin farkına varan Numantialılar bu zalim oyun karşısında köle olmaktansa kendi topraklarını ateşe verip, canlarına kıydılar.

CESARET VE ÖZGÜRLÜĞÜN SEMBOLÜ NUMANTİA:

Numantia, bu olaydan sonra, İspanyol bağımsızlığının ve cesâretinin sembolü hâline geldi. Kasabanın yıkılışıyla sonlanan bu trajedi, aynı zamanda İspanya’nın geleceğini de etkiledi. ‘Don Kişot’un yazarı ‘Cervantes’, ‘Numantia Kuşatması’ adlı bir trajedi yazdı. Şâirler de yine aynı şekilde, kanlarının son damlasına kadar savaşan bu halk için zafer şarkıları yazdılar; ressamlar tuvallerine aktardılar. 1882 yılında, kasabanın yıkıntıları, ‘ulusal anıt’ ilân edildi ve İspanyol vatanseverleri için kutsal bir ziyâret yeri hâline geldi.

Kaynak: 1, 2

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here