Mısır Kraliçesi Nefertiti

0
926

Nefertiti Mısır’ın en güçlü kadınlarından biriydi. Firavunla aynı düzeyde bulunuyordu. Hatta firavunun uygulaması gereken cezaları, yapması gereken işleri yapabilme yetkisi vardı.

Tahmini olarak 1370-1330 yılları arasında yaşayan Nefertiti, Mısır kraliçesi olup Firavun IV. Amenhotep’in (Akhenaten) eşidir. Nefertiti birçok Mısır kadını gibi güzelliğiyle bilinirken, eşiyle birlikte yönetimi ele alarak yaptığı devrimlerle de tanınmaktadır. Ayrıca bir kadının kulağındaki çift delik ilk kez Nefertiti’de görülürken, bu bulguya mumyasında rastlanmıştır. Doğum tarihi gibi hakkında da kesin bilgiler bulunmayan Nefertiti’nin Mitanni kökenli (Ön Asya) olduğu ve Mısır’a evlenerek geldiği bilinmektedir. Ailesi hakkında pek bilgi bulunmazken, eşi Amenhotep’in ağabeyinin ölümüyle tahta geçerek Mısır kraliçesi olmuştur. Altı kız çocuk dünyaya getiren Nefertiti, eşi öldükten sonra yönetimi kısa süreliğine tek başına üstlenmiştir. 

Yaşadığı dönemin en güçlü kadını olan Nefertiti kocasıyla aynı yetkilere sahipken, eşi Amenhotep adını sonradan Aton’un hizmetkarı olan “Akhenaton (Akhenaten)” olarak değiştirmiştir. Mısır şehirlerinden Teb’in kralı Amon olurken, Akhenaton ile Nefertiti yepyeni bir inanç yaratarak Aton’u diğer şehirlerin koruyucusu yapmıştır. Bu sebeple insanlar Aton’a yakarıp ona inanmışlar ve Amon’un tapınaklarını yıkmaya başlamışlardır. Nefertiti ve eşi Amon rahiplerinin tepkisini çekerken Amarna isimli yepyeni bir kent kurmuşlar ve diğer tanrıların isimlerini de değiştirmişlerdir (silmişler-tek tanrı inancı). Akhenaton sapkın, yoldan çıkmış firavun olarak görülürken Mısır halkı da kral ve kraliçeye isyan etmiş, böylelikle bu inanç uzun soluklu olmamıştır. Akhenaton, dini reformu başaramasa da dünyadaki ilk tek tanrılı inanca inanan kişi olmuştur. Yine de bir nevi propaganda yapan Nefertiti ve eşi, daha çok bildiklerini okuyan bir yönetim şekliyle kimi zaman altı çocuğuyla taşlara-tabletlere resimlerini çizdirmiş, kimi zamansa aralarında husumeti halka yansıtmıştır. Çiftin arasındaki en bilinen hikaye ise Nefertiti’nin hiç erkek çocuğu olmadığı (büstündeki elem ifadesi bu eksikliğe bağlanır) ve Akhenaton’un cariyesinden erkek çocuk dünyaya getirdiğidir. Sonradan bu cariden hiç haber alınamamışken, Nefertiti’nin kadını ortadan kaldırdığı düşünülmüştür. Yine de Nefertiti ile eşi arasında ölümsüz bir aşk olduğunu söylemek gerekir ki, beraber yönetim şekilleri-düşünceleri ve Nefertiti’nin kendini eksik görüp eşine bağlanması bu durumu oldukça desteklemektedir. Fakat halk tarafından sevilmediği de bulunan kalıntılarla ispatlanmıştır.

Nefertiti ile ilgili hikayeler oldukça sınırlıyken, eşi Akhenaton’un saraya yayılan salgın bir hastalıktan öldüğü kısa bir süre de kendisinin öldüğü bilinmektedir. 1912 yılında Alman arkeolog Ludwig Borchardt’ın bulduğu Nefertiti Büstü, 1345 yılında heykeltıraş Thutmose tarafından yapılmıştır. Şimdiye kadar en çok kopyalanan eser olan 30 yaşlarındaki Nefertiti büstü, antik dünyanın kadınsı güzelliğinin simgesi olmuştur. Yapılan araştırmalar neticesinde büstün yapıldığı sırada çenede düzeltmeler olduğu, ağız bölgesindeki kırışıklıklarla oynandığı ve elmacık kemiklerin belirginliğinin azaltıldığı tespit edilmiştir. Heykelin dönemin güzellik algısına uygun yapıldığı görülürken mumya uzmanı Joann Fletcher, 12 yıl boyunca yaptığı araştırmalar sonucu Nefertiti’ye ait olan mumyanın kraliçenin kendisine ait olduğunu söylemiştir. Tıraşlı başı, kulağındaki çift delik ve parmakları arasındaki kraliyet asasıyla Nefertiti’ye ait olduğu daha da kesinleşen mumya, özellikle ağız kısmındaki darbelerle dikkat çekmiştir. Bu durum Antik Mısır halkının Nefertiti’den nefret etmesine bağlanırken, öldükten sonra port ve resimleri tahrip edildiğini de unutmamak gerekmektedir. Discovery Channel’da yayınlanan bu belgesel Nefertiti’ye geniş çaplı yer verirken mumyası üzerine 2 saate yakın bir inceleme ekranlarda meraklısına sunulmuştur. Nefertiti’den günümüze kalan ve hala da Mısırlı güzel kadın olgusunu koruyan Nefertiti Büstü, İkinci Dünya Savaşı’na kadar Berlin’deki Neues Müzesi’nde sergilenmiştir. Savaş sırasında hasara uğrayan ve müzeden çıkarılan Nefertiti Büstü, Batı Berlin’de Antik Mısır Müzesi’ne taşınarak kültürel sembol haline gelmiştir.

Kaynak: birgunbiryerde.blogspot.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here