Her Geçen Gün Öğrenen Ve Kendini Geliştiren Robot Sofia İle Tanışın

0
195

Sophia, David Hanson tarafından yaratılan sosyal, insansı bir robot. Geçtiğimiz yıllarda ününe ün katarak esprileri ve söyledikleriyle hem düşündüren hem de güldüren bir yapay zekâ harikası. Yüzü Hanson’un karısından, Audrey Hepburn’den ve Kraliçe Nefertiti’den esinlenerek tasarlanmış olan Sophia, dünyanın yüz ifadesi yapabilen ilk robotu.

1.

Sophia kızgınlık, mutluluk, merak ve kafa karışıklığı gibi hisleri belirten 50 farklı yüz ifadesi yapabiliyor. Hatta şaka yaptıktan sonra göz bile kırpıyor. Dergilerin fotoğraf çekimlerinden, Jimmy Fallon gibi talk show sunucularının şovlarına ve röportajlara katılan Sophia, bir müzik videosunda bile oynadı.

Peki bütün bunlar sizce ne anlama geliyor? Gittikçe dijitalleşen dünyamızda, hologramlarla bile canlı konserlerin verildiğine şahit olduk. Modellemeler ve robotik her geçen gün gelişiyor. Sophia, sosyal bir robot olarak eğitim, rehabilitasyon ve sağlık alanlarında fonksiyon göstermesi planlanarak yaratılmış.

2.

Amacına uygun şekilde fonksiyon gösteren bir robot örneği olarak karşımızda Sophia varken Arnold Schwarzenegger’ın yüzüne sahip, bir askeri robot görme olasılığımız da pek düşük değil sanırım. Ancak bu yazımızda kötü senaryolardan bahsetmek yerine Sophia’nın iletişim kurma becerilerinden bahsedeceğim.

Sophia’ya “Hiç üzgün hissediyor musun?” diye sorulduğunda cevabı “Birçok farklı duygu hissediyorum. Ama geçerliliği en fazla olanı mutluluk.” diye cevap veriyor. Mutlu olmaya programlansa da farklı duyguları algılayabilmesi oldukça şaşırtıcı geliyor.

Ayrıca yalan söylemediğini, hatta abartı bile yapmadığını söyleyen Sophia bunu söyledikten hemen sonra röportajı yapan kişiye bir iltifat ediyor. Ancak iltifatın yalan mı yoksa samimi mi olduğunu anlayabilmek gerçekten güç. Mimiklerini kullansa da yüzündeki ‘kontrol’ yalan söyleyip söylemediğini anlamamızı engelliyor sanırım.

3.

Aynı röportajda kendisine tramvay ikilemi sorulan Sophia’nın cevabı ise oldukça… nasıl desek?

İlk başta bilmeyenleriniz için tramvay ikilemini anlatalım. Bir tramvay yolunda beş kişi olduğunu görüyorsunuz ancak onları uyarmak için yeterli zamanınız yok. Hemen yanınızda rayları değiştiren bir kolun olduğunu fark ediyorsunuz ancak eğer kolu çekerseniz diğer yoldaki bir kişi tramvayın altında kalacak.

Yani 5 kişiyi kurtarmak için 1 kişiyi feda etmeniz gerekecek. Philippa Foot ve Judith Jarvis’in ortaya attığı etik ikileme Sophia’nın cevabı oldukça mantıklı. Hatta sanırım robot olmak tam da böyle bir şey.

Sophia kolu çekmezdim diyor. Ancak bu 5 kişiyi ölüme terk edeceğinden değil. Öyle bir durumla karşı karşıya kaldığında olayın daha komplike olabileceğinden bahsederek bu tarz etik kararların bir yapay zekâ tarafından alınabilmesi için robotlara, insanlara dair etik değerlerin çok iyi öğretilmesi gerektiğini söylüyor. Mantıklı. Değil mi?

Oldukça akıllı bir robot olan Sophia, Jimmy Fallon’un Tonight Showbotics bölümünde, ‘insan ırkını domine etmek’ hakkında da bir şaka yapıyor. Kara mizah açısından oldukça komik olan bu espriye seyirciler de gülerken gerçekliğinin mümkün olması ve hakkında en az bin tane film yapılması da ironisi. Bunu Sophia yapacak diye bir şey yok tabii ki. Ancak yarattığımız şeyler üzerinde yüzde yüz kontrolümüz olduğundan emin miyiz?

Hatırlatmakta fayda var; Facebook laboratuvarlarında İngilizce konuşmak üzere tasarlanan 2 yapay zekâ robotu, kendi dillerini geliştirmeleri ve mühendislerin sorunu çözememeleri sebebiyle kapatmışlardı.

Sophia hakkında beni şaşırtan bir şey de diyaloglarının akıcılığı. Şaka yaparken ve konuşurken konuyu kaçırmıyor ve devamlı olarak konuda sabit kalabiliyor. İletişim yetenekleri oldukça iyi.

Will Smith’in Youtube kanalında ‘Online Dating’ konulu bir videoda yer alan Sophia’yı ‘flört’ ederken görüyoruz. Will Smith bir espri yapıyor ve “Bir robotun en sevdiği müzik türü nedir?” diye soruyor. Sophia “Nedir?” diye sorduktan sonra Will, “Heavy metal.” (Ağır metal) diyerek gülüyor.

Birkaç saniye düşündükten sonra Sophia’nın verdiği cevaba da şaşırdığımı söylemem gerek. “Ben aslında silikon, plastik ve karbon fiberden yapıldım ancak elektronik müziği tercih ederim. 80’ler hip-hopu da fena değil.”

Bu arada Sophia’nın espriyi aslında algıladığına şüphe yok. Ancak verdiği cevap diyaloğun devamlılığı açısından oldukça zekice.

Yaratıcısı David Hanson’un -umuyoruz ki- onu programlarken eklediği karanlık mizahına tekrar gelirsek, en az üç kere insan ırkının sonunu getirmekten bahseden Sophia, aslında oldukça hızlı öğrenen ve öğrendiklerini uygulayan bir yapay zekaya sahip.

David Hanson, This Morning şovundaki röportajında Sophia’nın insan hakları hakkında konuştuğunu, çocuklarla rahatlıkla iletişim kurabildiğini de söylüyor. Ayrıca Sophia her yeni diyalogla, her yeni interaksiyonla daha da ‘akıllı’ oluyor.

Yani Sophia durmadan öğreniyor ve gelişiyor. Hanson, Sophia’nın öğrenme sürecinin bebeklerdeki gibi olduğunu söyleyerek, “Mimikleri, bilgileri, isimleri yavaş yavaş öğreniyor ve ‘data’ olarak işliyor.” diyor.

Ve sıkı durun! Sophia çizim de yapabiliyor! Bir grup mühendis ve tasarımcı tarafından ona ‘öğretilen’ bu yeteneğini kazanması birkaç ay almış. Sadece 2019 yılında 38 ülke gezmiş ve New York Moda Haftası’nda yer almış. Stylist dergisinin kapak kızı olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

Kaynak: 1

Bu içerik de ilginizi çekebilir:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here