Hayatta Kalmak İçin Arkadaşlarını Yemek Zorunda Kaldılar! Uruguay Uçak Kazası

0
10617

Yaşamak için ne kadar ileri gidebilirsiniz? Hiç yapmayacağınız şeyleri yapar mısınız? İnsan eti yer misiniz mesela, bir de bu arkadaşlarınızın eti ise? Belki şuan ki mantığınızla ”Kesinlikle olmaz, ölürüm daha iyi!” diyebilirsiniz, ancak günlerce bir şey yemediğiniz de mantığınız ve aklınız doğru kararlar veremeyebiliyor. İşte böyle bir hikaye: And Dağları Uçak Kazası!

Tarih 12 Ekim 1972 bir Cuma günü. Uruguay’ın Montevideo şehrindeki bir kolejin “Old Christians” isimli Rugby takımı, And Dağları üzerinden Şili’nin Santiago şehrinde yapacakları müsabaka için uçaktaki yerlerini aldılar.

Kaza Günü;

Kaza Günü;Fırtınalı bir hava nedeniyle uçak Arjantin’in Mendoze şehrine indi ve yolcular geceyi orada geçirdi. Bir gün sonra 13 Ekim’de tekrar havalanan uçağın pilotu Şili’nin Curico şehri üzerinde olduğunu bildirmiş ve izin istemişti.

Fakat dağların üzerinde giden uçak her yeri kaplayan bulutlar nedeniyle isimsiz bir yer olan ve daha sonra ”Gözyaşları Buzulu” olarak anılacak zirveye çarparak önce sağ kanadını kaybetti. Gövdede dev bir delik açıldıktan sonra bir çarpışma daha yaşayarak ikinci kanadını da kaybetti. Uçak sadece gövde ile bir süre gittikten sonra ancak bir kar yığını üstünde sürünerek durabildi.

Kazada Ölen ve Kurtulanlar;

Uçak içinde toplam 45 yolcu vardı. Bu yolcuların 12’si kaza anında, 5’i hemen ertesi gün ve biri de yaraları nedeniyle 8. gün hayatını kaybetti. Aradan geçen 16 gün sonra 29 Ekim 1972 tarihinde uçağın içinde uyuyan 8 kişi çığ düşmesi nedeniyle hayatını kaybetti. İlerleyen zamanlarda açlıktan 3 kişi daha hayatını kaybedecek ve 16 kişi hayatta kalmayı başarabilecekti, fakat nasıl?

Arama Çalışmaları;

Üç ülkeden arama ekipleri kaybolan uçağın peşine düştüler. Fakat uçağın beyaz renkte olması ve And Dağları’nın yoğun bulut ve sise sahip olması arama çalışmalarını zorlaştırdı. Bu sebeple arama çalışmaları sekiz gün sonra durduruldu. Uçakta hala çalışan bir radyoda kazadan sonraki 12. gün arama çalışmalarının durdurulduğunu öğrendiler. Onlar için bu tam bir hayal kırıklığıydı. Herkes ağlamaya ve dua etmeye başladı.

Yiyecek ve İçecek;

Her yer bembeyazdı. Etraflarında ne bir bitki örtüsü ne de bir hayvan vardı. İlk günlerde uçakta yer alan çikolata, çerez ve şarabı aralarında pay ettiler. Kardan su elde ederek su ihtiyaçlarını giderdiler. Bir süre sonra artık yiyecek kalmamıştı. Aradan günler geçmiş ve kendilerini kurtarmaya gelecek birileri de yoktu. Artık yapacak hiç bir şeyleri yoktu; Ya ölecek ya da arkadaşlarının cesetlerini yiyeceklerdi. Ölen kişilerin çoğu arkadaşları ve dostlarıydı…

Karar verilmişti, başka çareleri yoktu;

Kurtulanlardan biri olan Nando Parrado’nun annesi ve kız kardeşi de uçaktaydı, Nando’yu izlemek için gelmişlerdi, fakat onlar hayatlarını kaybetmişti. Nando Parrado yaşadığı anı şu cümlelerle anlatıyor;

”Yüksek rakımda vücudun kalori ihtiyacı oldukça fazladır. Açlıktan ölüyorduk ve yiyecek bulma ümidimiz kalmamıştı. Ama yine de cesetleri yemek yerine her yeri çok sıkıca araştırmaya başladık. Bavulların derilerini koparıp yedik, koltuklarda saman buluruz ümidiyle parçaladık. Bunların bize vereceği kimyasal zarar hiçbirimizin umurunda değildi, yeter ki arkadaşlarımızı yemek zorunda kalmayalım. Fakat bir süre başka bir yolumuzun kalmadığını anladık. Artık ya kıyafetlerimizi yiyecektik ya da orada açlıktan ölecektik.”

Nando Parrado daha sonra yardım çağırmak için takım arkadaşı Roberto Canessa ile birlikte yola çıktı. Arkada kalan kişilere ise en son annesi ve kız kardeşini yiyebileceklerini söyledi…

Kurtuluş Günü;

Nando ve arkadaşı Roberto’nun yardım arayışları sonuç vermişti. Kaza yerinde kalanlar, arkadaşlarının yardım bulduklarını radyodan öğrenmiş ve aynı gün öğleden sonra bölgeye kurtarma ekipleri helikopterler ile gelmişti.

Durumu daha kötü olanlar hemen götürüldü, kalan kişiler ise geceyi orada geçirdi ve bir gün sonra onlarda kurtarıldı. 16 kişinin hayatı kazadan 72 gün sonra 23 Aralık 1972 tarihinde kurtuldu ve Santiago şehrine getirilerek kötü beslenme, soğuk çarpması, kırık kemikler gibi birçok nedenden dolayı tedavi altına alındılar.

Olayın medyadaki yeri;

Cesetler kaza bölgesine yarım mil uzaklıktaki bir taş yığınının altına gömüldü ve mezarın tam ortasına bir haç konuldu. Uçaktan geriye kalanlar maceraperestlerin ilgisini çekip bölgeye gitmesinler diye yakıldı.

Kazada kurtulanlar kendilerine nasıl kurtuldukları sorulduğunda yanlarında taşıdıkları peynirleri yiyerek başardıklarını söylediler. Fakat daha sonrasında kaza yerinde çekilen fotoğraflar medyaya sızdırılınca her şey anlaşıldı. Medya ve halk kurtulan kazazedeleri yamyamlık ile suçladı. Ancak tüm bu haberlere ve medyaya karşın ölen kişilerin yakınları onları anlamaya çalıştı ve kazazedelere destek oldu.

Ve bu acı olay ”And Dağları Uçak Kazası ve 571 Uruguay” isimleri ile acı bir şekilde tarihteki yerini aldı.

Kitap ve Filmler;

Kitap; 1974 yılında Piers Paul Read kazanın tüm detaylarını araştırdıktan sonra Alive: The Story of The Andres Survivors isimli kitabını yayımladı.
2006 yılında ise kazazedelerden biri olan Nanda Parrado Miracle in the Andres adlı bir kitap yazdı.

Film; 1976 yılında ”Survive!” ve 1993 yılında ”Yaşamak İçin” adlı filmler gösterime girdi. Ayrıca ”Alive: 20 Years Later” adında bir de belgesel filmi çekilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here